The Ten Commandments / The Decalogue 1 / Dekalog 1: Kadere Meydan Okunmaz Replikleri (1989)

Mobil uygulamamızı indirin!

Türkçe:
İngilizce:
Kitapp sözleri için kitapp uygulamamızı indirin;

Dekalog 1: Kadere Meydan Okunmaz
Yönetmen / Director: Krzysztof Kieślowski
Oyuncular / Stars: Henryk Baranowski, Wojciech Klata, Maja Komorowska..

– Birisi öldüğünde neden gazetede duyurulur?
+ Belki de basmaları için para veriyorlardır.
– İnsanlar neden ölür?
+ Değişir; kalp krizi, kanser, kaza, yaşlılık.
– Yani, ölüm ne demek?
+ Kalbin kan pompalaması durur, beyne kan gitmez, hareket durur, her şey durur. Her şey biter.
– Geriye ne kalır?
+ Bir insan ne yaşamışsa, bu onun anıları ve bıraktıklarıdır. Anılar önemlidir. Birisini, belli özelliklerini, belli yanlarını hatırlarsın. Onun yüzünü, gülüşünü, bir dişinin eksik olduğunu hatırlarsın. Bunları düşünmek için çok gençsin.

– Hiç ruhtan bahsetmedin.
+ Ruh diye bir şey yok.
– Teyzem olduğunu söyledi.
+ Bazıları ona inanarak daha rahat eder.
– Sen inanıyor musun?
+ Ben mi? Açıkçası bilmiyorum. Neden? Ne oldu?
– Hiç, sadece soruların cevabını bulduğumda mutlu oluyorum. Bir de güvercinler ekmek kırıntılarına geldiğinde mutlu oluyorum. Ölü bir köpek gördüm. Sonra neden böyle diye düşündüm. Bayan Piggy’nin, Kermit’i ne kadar sürede yakaladığını çözmem ne işe yarar?
+ Hangi köpek?
– Sarı gözlü bir köpek. Etrafta çöp kutularını karıştıran bir köpek var, görmedin mi? Belki şimdi daha iyidir.

– (Papa) İyi birisi mi? Zeki mi? Hayatın anlamını bildiğini mi düşünüyorsun?
+ Sanırım evet.
– Babam bizden sonrakilere hayatı kolaylaştırmak için yaşadığımızı söylüyor. Ama her zaman öyle olmuyor.
+ Baban haklı. Sadece şey, başkaları için bir şey yaparsan küçük, büyük hiç önemli değil hayat başkaları için daha güzel olur. Küçük şeylere de değer vermek gerekir. Bugün yaptığım böreğin hoşuna gitmesi beni mutlu etti. Birinin yaşaması, bir armağandır. Bir hediyedir.

Tanrı eğer inanırsan, çok basit.

Yabancı bir dil de bizim dilimiz kadar üstü kapalı bir söylem kullanır. Mantıksal olarak, sözcüklerle mükemmel ifadeler kullanabiliriz, ama sözcüklerin arkasındaki hangi yalanların gizlendiğini nasıl bilebiliriz? Dilin kültürel boyutlarını nasıl bilebiliriz? Tarih, politika ve kültürle günlük hayat arasındaki bağları nasıl kurabiliriz? Bir dilin ruhunu nasıl yaratabiliriz? Metasemantik ya da metafizik olabilir mi? Eliot şöyle der; şiir, çevrilemeyendir. Eliot, haklı olabilir mi? Bir tercüman düşünün bir dil hakkında her şeyi bilen, bütün sözcükleri sınırsız hafızasında istediği zaman kullanabilen biri. Matematiğin alışılagelmişin dışında kullanımı bu problemleri çözmemize|belki yardımcı olabilir. Sadece 0 ve 1 arasındaki farkı|algılayabilen bir cihaz sadece problemler çözmeyebilir. Tercihler yapabilir belki arzuları da olabilir. Bana göre, iyi programlanmış bir bilgisayarın bir insan gibi estetik zevkleri olabilir tercihler yapabilir.

İlgili Bağlantılar:
IMDb
Derindüşünce

Sevebilirsin...